Abuk seri – 1
Bahadır // 26 Şubat 2012 // 0 yorumKelimeler ne kadar garip tek başlarına hiç bir anlamları yok mesela.
Sürekli bir kelimeyi tekrarladığınızda o kelime manasını kaybetmeye başlıyor mesela. Sonra acaba nereden gelmiş bu kelime diye sorular dönmeye başlıyor kafanızın içinde.
İçindeki materyallerin ne olduğunu bildiğiniz içecek ve yiyeceklere güveniyorsunuz. Peki neden hala kola içiyorsunuz?
Cihan’la bir zamanlar geyiğimiz vardı , torunlarımız bizim hakkımızda (Sene 2090 felan olur sanırım) “off dedem gil litrelerce kola içiyormuş olum zamanında !” diyecekler. Çünkü o kadar zararlı bişey olduğu ortaya çıkacak ki yasaklanacak.
Yasaklar bazen yumuşak bazen sert oluyor aslında. Aslında derken aslının ne olduğu hiç umrumda değil. Aslı’nın kim olduğu hele hiç mi hiç umrumda değil. Umrumda olan tek şey bana sadece notalarla çizilen bir dünya verilmesi .
Dünya’nın en güzel yerleri pasifikteki binlerce ada olsa gerek. Kimisinde 1 gram yaşam yokken kimisinde tonlarca yaşam var. Bi de neden soğuk su da daha çok yaşam oluyor ben onu anlamıyorum arkadaşım . Antarktika’dan gelen soğuk dalgalar sayesinde neden o adada yaşam oluyor da bizim canımız akdenizimizde o kadar çeşitli yaşam formları olmuyor. Ya da ne bileyim o dalganın ulaşmadığı daha yüzlerce ada vardır , onun günahı ne allasen.
Şeytan’ın Avukatı diye bir film vardı. O filmi hiç izlemedim ama Avukat’ların cehenneme gidebileceği ihtimali her zaman aklımdadır . Çünkü hayatları yalan söylemek üzerine kurulmuştur. her şekilde suçlu da olsa suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışmak için çaba gösterirler. Zebanilerin avukatımı istiyorum diyen adama söylediği gibi “o da birazdan gelir merak etme”

